29 Ağustos 2014 Cuma

Kombin | Kelebek Etkisi


Sizi her zaman her yerde kurtaracak, her yere götürecek, her yerde ağırlayacak kıyafetler vardır :)) Bu elbisem benim için öyle kesinlikle. Tek bir parça, farklı ayakkabılarla her ortama uyum sağlayacak bir kıyafete dönüşüveriyor.

27 Ağustos 2014 Çarşamba

3 Aylık Gelin Bir Balköpüğü


Gelin oluşumun üçüncü ayı şerefine, hafızalarda gelin hallerimi taze tutmak adına daha önce Instagram'da yayınladığım videomu buraya da eklemek istedim. Ya ne çabuk geçiyor zaman değil mi? Şimdi geriye bakınca telaşlar, heyecanlar, sıkıntılar, stresler, heepsi geride kalmış. Yaşadıklarımız sadece an'lardan ibaret. O anları en güzel şekilde yaşamak lazım. Çünkü çok çabuk geçip gidiyor. Bak üç ay olmuş bile. Bi bakarsınız üçüncü yılımı da yazarım buradan, olmaz mı, olur bence. 

Makyaj: Oğuz Yanal Kuaför


Ben Özgünüm!


Bazen insanın isyan bayraklarını köküne kadar çekesi geliyor. Eeeh yettiniz lan diyip canına tak edenleri sıra dayağında sırayla tokatlamak istiyor. Yani bunlar da olabilir pek tabi yapılabilir, her zaman derim şiddet bazen bazı şeyleri çok güzel çözer (of aman işte içimdeki cadaloza hakim olamıyorum nolmuş). Tabi biz böyle yapmıyoruz. O kadar kişisel gelişim kitabını boşa mı okuduk oğlum? Susup kibarca -ah tabiii, pek tabii, gülücük gülücük demeyi biliyoruz. 
Konum şu ki, insanlar takip etmekle taklit etmek arasındaki ince çizgiyi hiç görmüyor bile. Biri iyiyse, biri topluma yön verip, farklı bir yol izliyorsa o mutlaka taklit ediliyor. Bir şey üretildiğinde o tutmaya görsün, anında çakması, benzeri türüyüveriyor. Çikilop hiç halleye rakip olabilir mi?
Benim de hayatımda çikiloplar var. Evet siz çikilopsunuz! Analarımızın güzel bir sorusu var. Falanca camdan atlasa sen de atlayacak mısın? Ay atlayacak valla. Bu çikiloplar atlayacak.
Ne güzel şey "Ben özgünüm!" diyebilmek. Haliyle güzel şeyler kıskanılıyor, taklit edilmeye çalışılıyor. Ama işin sırrı özgünlükte, taklitte değil ki. Farklı bir şey yap bak insanlar sana nasıl ilgi gösteriyor. Ben Gizem'im, Balköpüğü'yüm, ben varım! Benden bir tane var! Zaten beni insanlar biliyor! E ikinciye ne gerek var? İkinci Gizem'i napsın millet? Bunu anlamak bu kadar zor olmamalı.
Ben blog işine meraklandığımda benim de vardı ilham aldığım, beğendiğim, takip ettiğim insanlar. Kimse durup dururken ay ben blog açayım demiyor. İlla ki birilerinden etkileniyoruz, illaki birileri bize öncülük ediyor. Ne güzel birilerini etkilemek, onlara ilham kaynağı olmak. Benim etkilediğim birçok insan var, hepsi başım üstüne. Sayemde online satış yapıp evini geçindiren takipçilerim bile var. Yardım ederim, sonuna kadar desteklerim, arkadaş olurum, danıştıkları kişi olurum, bu benim için büyük keyif. Ama akıllı insan taklit etmez, üretir, fikir yürütür, bu yapılmışsa ben daha farklı ne yapabilirim der. 
Özgün olup kendi yolunu çizenleri de çok gördüm. Blogumu tasarımcıya gösterip bundan olsun diyeni de. Blogum sayesinde markaların gönderdiği hediyeleri görünce aa ben de blog açayım, iyi işmiş bedava ürün diyenleri de. Ya bırak allasen, al ben sana vereyim hepsini, ne istiyorsan alayım yeter ki düş yakamdan. Yeter ki bu işe açgözlülüğü, hırslarını, etiket sevdanı bulaştırma. Görmüyor musun benim amacım başka, her şeyi taklit ediyorsan asıl bunu taklit et. Takipçilerimle kurduğum iletişimi, onlara yaklaşımımı taklit et. İki ruj bir allık için satma blogunu. Dik dur biraz, kimseye yalvarma. İnan sen böyle olunca onlar sana yalvarıyor zaten. Hem o rujdan allıktan daha değerli şeyler var. Sen önce iyi içerik üretmeyi öğren. Önce adam gibi bir şeyler karala, sonra markalara uzan. "Content Is King" diye boşa yırtınmıyoruz. Seninki soytarı bile olamazken fazla yükseğe zıplamaya çalışma. Sindire sindire bir yere gel ki arkana baktığında yükselişini gör. 
Takipçi de, itibar da senin özgünlüğüne gelecek zaten. Çok takip edileyim diye ucuz hilelere başvurma. Instagrama yabancı yabancı insanları ekleyip geri takip bekleme. Bir anda takipçi sayın binlere çıkınca madalya vermiyorlar. O parayla ya da başka hilelerle elde ettiğin takipçiler seni gerçekten beğendikleri için takip etmiyor. Ne yazık sana sadece egonu tatmin etmekten ileriye gidemiyorsun.  Bloggerlık ego tatminliği değil haberin olsun. Yine kıskanacaksın ama maalesef çok daha fazlası. 
Benim çok keyifli bir dünyam var. Gel sen de takıl peşime, mutlu olurum. Ama nolur taklit etme. Nolur kıskanıp beni hırs haline getirme. Benim dünyam hırslardan, kıskançlıklardan, taklitten, bayağılıktan, ucuz oyunlardan çok uzak. Ben yaşadığımı yazarım, hayatımı paylaşırım, kendi dünyama misafir ederim. Sen ben olamazsın, bu dünyanın aynısını kendine kuramazsın. Ben de dört dörtlük değilim hem, benim de hatalarım, eksiklerim, yanlışlarım var, kendi halimdeyim kimseye kendimi kanıtlama iddiam yok. Takip edileyim diye yazmıyorum. Takip edildiğim için yazıyorum. Akışına bırakıyorum. Burası da, sosyal mecralarım da benim online günlüğüm, istediğim gibi görüşlerimi, tecrübelerimi paylaşıyorum. Özgün olmaktan keyif alıyorum. Beni taklit etmek istersen özgünlüğümü taklit edebilirsin, inan sana çok iyi gelecek. Ben blogum yokken de böyleydim, çizgim bu. Kimse için kendimden ödün veremem, sen de verme. 
Yazıyı toparlarken, özgünlüğümle, blogumla, kişiliğimle, online günlüğümle beni seven, beni kendinden biri gibi gören, blogumu ziyaret edip her gün 20.000'in üzerindeki ziyaretçi sayısına ulaşmamı sağlayan siz güzel insanlara teşekkür ediyorum. Benim yazma sebebim sizlersiniz, bende bir şeyler bulabiliyorsanız, beni açıp okuduğunuzda kendinize bir şeyler katabiliyorsanız ne mutlu bana. İnanın yegane amacım bu.




26 Ağustos 2014 Salı

Kombin | Uzakdoğudan Bir Balköpüğü


Kimono deyince benim aklıma beyaz suratlı minnoş geyşaların giydiği, tüm vücutlarını çarşaf gibi örten, altına beyaz çorapla, tahta ayakkabıyla giyilen bir şey geliyor. Tabi onları giyip dışarı çıkamayacağımız için, ama çok da güzel oldukları için (illa giymemiz lazım ya) kimonolar yeniden yorumlanmış, modernleştirilip modalaştırılmış. 

19 Ağustos 2014 Salı

Kendin Yap | Polimer Kil ile Leziz Kolye


Bugün sizlere çok basit ve şirin mi şirin bir kendin yap şeysi göstereceğim. Polimer kil, diğer adıyla fimo ile yapılan kolyeleri mutlaka biliyorsunuzdur. Genellikle cupcake, pasta ve çizgi karakterlerin takıya dönüşmüş hali çıkıyor karşımıza. Ben de basitçe yapabileceğiniz bir popcake kolye yaptım. Polimer kili büyük kırtasiyelerde, hobi marketlerde bulabilirsiniz. Onun dışında bir kurabiye kalıbı, oklava görevi görecek bir açma malzemesi (bkz. kalem) işimizi görecek. 


18 Ağustos 2014 Pazartesi

Puantiyeli Yüksek Bel Vintage Etek


Yüksek bel etekler tam benim tarzım! Düz, desenli, puantiyeli, saten ya da kadife hepsini severek giyiyorum. Bu etekleri kombinlemesi de oldukça kolay. Genellikle vücuda oturan, basic bodyler yüksek belli eteklere pek yakışıyor.

15 Ağustos 2014 Cuma

Asya'nın Diş Buğdayı Partisi


Geçen hafta Asya'nın diş buğdayı partisine gittim. Her zamanki gibi Tasarımcının Evi, yani sevgili Sezen her şeyi o kadar zevkli hazırlamış ki. Bakmalara, yemelere doyamadık :) Diş buğdayı, baby shower gibi konsept partiler uzaktan bütçenizi çok zorlayacakmış gibi gelse de, aslında az bir bütçeyle de harikalar yaratabileceğinizi biliyor musunuz? Sezen bunu hazırladığı rengarenk diş buğdayı partisinde göstermiş. Gelin detaylara bakalım.. 
Yandex.Metrica